Hayatımı renklendirmek istediğimi fark ettim, ne biliyim. Çıkıp gezmek, değişik şeyler yapmak istiyorum. Kendimi değiştirmek istiyorum. Bilgisayardan nefret etmek istiyorum çünkü bütün hayatım burada dönüyor ve bu şekilde elime geçen çok az. Dünyanın her tarafından arkadaşımın olmasını istiyorum. Dikkat ettim, benimle aynı dünyaları paylaşan fazla arkadaşım yok. Fazla sinir bozucu biriyim, insanların demek istediklerini ya anlamıyorum ya da anlamak istemiyorum.
Ayrıca bencilim ve kıskancım. Dıştan belli etmemeye çalışsam bile insanlara gerçekten sinir oluyorum ve bu sinirin bir sebebinin olmasına gerek yok. Kimi durumlarda egom tavan yaparken bazen silik kalıyorum. Fazla neşeliyim, yaşımın gerektirdiği olgunluğa ulaşamamış biriyim. Çocuk gibi davranıyorum, kolay ağlıyorum. Bir şeyi beğenmediğim de bunu söyleyemiyorum. İnsanın 'hayır' demeyi bilmesi önemliyken ben bunu bilmiyorum ne yazık ki. Dünyayı kendi etrafımda dönüyormuş gibi davranıyorum. Hak etmeyen insanlara kötü davranıyorum, annemi çok üzüyorum mesela. Onun üzerine çok yük bindiriyorum, yardımcı da olmuyorum. Bu yüzden de kendime kızıyorum. Kendime kızıp da hiçbir şey yapmadığıma da kızıyorum. Madem kızıyorsun, bunu düzelt değil mi? İşte, ben de eksik olan şeylerden biri de bu. Rahatıma çok düşkünüm, herkes bana hizmet etsin istiyorum.
Neyse. Kendimi sövdüğümü düşünmeyin, çünkü öyle yapmıyorum. Daha çok kötü yanlarımdan bahsediyorum. Buraya nasıl biri olduğumdan bahsediyorum yazacakken sildim, zira ben sadece bu kötü özelliklerimle ben değilim. İyi yanlarım da var. Ama iyi yanlarımdan bahsedince kendimi övüyormuşum gibi geliyor ve ben kendini övüp duran insanlardan hoşlanmam. Aslında çok saçma, bir insan kendi kötü yanlarından bahsedebildiği gibi iyi özelliklerini de söyleyebilmeli. Saçmayım yani.
İyi özelliklerimi söylemeyi sevmediği söyledim, o zaman siz de benimle konuşarak veya burayı okuyarak öğrenirsiniz öğrenmeyi isterseniz. Veya bunu okuyacak insanlar zaten beni tanıdıklarını düşündüğüm kişiler olduğundan sorun olmayacaktır. Yine de konuşmayı isterseniz en rahat iletişim kurabileceğim yer tumblr, sık sık bakarım oraya. Yandaki linklerde bulunuyor adresim.
----
Neyse, bu çok uzun ve sıkıcı bir yazı oldu olmasına ama kendimi rahatlamış hissettim. Doğrusu düşününce bunu yazdığım kadar bir rp yazabilirmişim ama ne içimden geliyor ne de başımın ağrısı buna izin vermiyor. Bir cümlenin devamını getirebilmek için kaç dakika bekliyorum. Kötü bir şey de yazmak istemiyorum.
Bu suçluluk duygusu. Yani bunları buraya böyle yazmam. Neyse...
Güzel resimler eklemeyi istediğimi fark ettim yazının devamına ama bilgisayarımda güzel fotoğrafların pek bulunmadığını, onların hepsini internetten bakıp geçtiğimi fark ettim. Bakalım bakalım neler bulacağım, böyle sıkıcı bir yazının ardından güzel şeyler konmalı ki insanın için açılsın.
Dil anlatım dersi için Hanami'yle ilgili slayt hazırlamıştım, işte bir iki resim koyayım dedim. Keşke burada da olsa buna benzer şeyler.
Birde yarın saçlarımı kestirmeye gideceğim. Uçlarının rengini açtırmayı düşünüyorum veya direk neon bir renge boyatabilirim. Aslında hepsini boyatabilecek kadar kendime güvenim yok, belki küçük bir kısmını yapabilirim. Bilmiyorum.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder