12 Eylül 2012 Çarşamba

Aylarca Yazmayan İnsanın Yazısı.

Melaba, ben aylarca bloguna bakmaya üşenen kız.

Keşke sabahın yedisi gibi ulvi bir saatte yazıyor olsaydım ama ben o saatlerimi uyuyarak geçireceğim için yazamıyorum ne yazık ki, evet. Saat iki'yi otuz geçen bu yazıyla idare edin artık. Bakalım kaç saatte bitireceğim artık ne karalayacaksam buraya.

Niye yazdım şimdi yine bilmiyorum. Heves herhalde, görüyorum insanların bloglarını diyorum sen neden yazmıyorsun, niye üşeniyorsun. Amaçsız da olsa işte beynimin seslerini dinleyerek yazıyorum sana sevgili blog!! Bence gurur duymalısın çünkü ben yazıyorum sana. Çünkü çünkü ben okumasam seni okuyan olmayacak. Çünkü çünkü senin temiz sayfalarına kirletiyorum! Çünkü ben şizofrenim ve her şeyden çok gevezelik yapmaktan zevk alıyorum. Böyle boş olsa da. Özellikle saçma sapan olunca. Blog bilir misin, aslında uyuzum ben. Cidden, çok uyuzum. Sev beni böyle. Birde taze soğan gibiyim.

Neyse, hemen içimdeki fangirl'ü bir boşaltıvereyim. *spoiler 401 spoiler 401 çok pis girer bak*
AMANO-SAN SEN VİCDANSIZIN TEKİSİN. NASIL YAPARSIN, BİR BÖLÜMDE DE BİRİNİ YARALAMA. ÖLDÜRMEDİĞİN, ORASINI BURASINI KOPARMADIĞIN KALMADI. SONRA DA SAÇMA SAPAN BİR KARAKTERLE BÖLÜM BİTİRİYORSUN, DALGA MI GEÇİYORSUN SEN?!

Yalnız ciddi ciddi o son sayfayı gördüğümde yaşadığım hayalkırıklığını anlatamam. O ne salak bir karakterdir öyle. Bermuda diyorsun, müthiştir o bak diyorsun karşına salak bir varlık çıkıyor. Hayır güçlüdür kesin ama yapma bunu ama, adamın bütün o müthiş havasının içine etmek denir buna hani.

Zaten seni affetmeyeceğim, Fran'ı yaralamayacaktın.
Ama D18 sahnesine saygım sonsuz. *kutsuyorum seni* Biliyorum, kızdırdın fanlarını diye araya sıkıştırıyorsun D18 6918 falan ama yalnızca kızdırınca değil, hep koy emi? 6918'i duymazlıktan gel birde, o yok, o kaka, o ögh.

*end of the spoiler*


Rahatlarım işte böyle de oh mis~

Neyse, bugün ne çizmişim:















Bu resmin renklerinden esinlenerek yaptım:
http://browse.deviantart.com/customization/wallpaper/?qh=&section=&q=dragon+age+#/d2616zc
Ayrıca resim benim masaüstümü de süslemekte~ Ama ne yapalım şimdi, Morrigan çok taş. Zaten geçen yeniden başladım DA:O'e, Morrigan çıkınca ne biçim mutlu oldum anlatamam adasasdasd.
Birde ben haftasonu DA2'yi bitirdim. Ve sonundan hiç haz etmedim.

*spoiler*

Hayır, niye o kadar çabuk sürüyor? Meredith hemen taşa dönüşüyor lan. HEMEN HEM DE. Hatta şey sandım ilk, bu taşa dönüştü ya kesin kocaman bir şey çıkacak da beni öldürecek. Yok, olmadı. Bitiverdi hemen. Nereden baksam on beş dakikayı geçmemiştir sonu için. İster istemez *bütün oyuna yaptığım gibi* DA:O ile kıyaslıyorum. Ne biçimdi onun sonu. Archdemon'ı anlayayım diye kaç defa öldüm, aman Alistair ölme niye öldün salak falan diye. Arada bir darkspawn falan çıkıyor, onlarla uğraşıyordun. Açtım baktım, 102 pot ile girmişim ben savaşa. Diğerinde pot bile kullanmaya gerek duymuyorsun. Pot'lar konusu zaten ayrı bir gıcık, belli bir süre beklemen gerek bir daha içebilmek için.

Neyse, bitirince rogue olarak yeniden başladım ve özellike "Bait and Switch"i kaçırmamaya çalıştım, ne yazık ki ilk seferde o görevi atlamam bana Fenris'siz bir oyuna mal oldu. T.T Ama şimdi Fenris'im de var mutluyum, mesudum. Ve FENRIS ÇOK TAŞ. Sakimichan'ın Fenris çizimine bakın bence, şimdi link atmaya üşendim.

*spoiler*

Aslında iki oyuna yeniden başlamışım ben. İkisinde de rogue'um. Ama kabul etmek gerek, DA2'den ne kadar tiksinsem de savaş zamanlarındaki hareketlerin çok güzel olduğuna değinmeden geçemeyeceğim. İlk oyunda vurup vurmadığı anlamıyorum. Zaten iki de bir "miss" deyip duruyor, kendimi grubun en boktan karakteri gibi hissettiriyor. -_-

Yaa böyle işte. Daha çok yazardım da uykum geldi. Yarın dershanem var. Tiyatrom yoksa dershane var. Bu arada, BU PAZAR İTALYA YOLCUSUYUM ULEEEYN.

Bu kadar.

Başarılar dileyin bize. Birinci olalım, Roma tatili kazanalım. *o*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder